Cuma, Ağustos 14, 2026

VAVİ


 

OKURUMU ANLIYORUM

Okurumu anlıyorum, bu metinler sonsantrasyon gerektiriyor ama kapanmak da istemiyorum! Yayınlanır, sonra bakılır. Eleme ihanet olabilir. Yayıncı yavşaklar bunu anlamaz! Sonsantrasyon düşmanı ucuz zekalar...

TAŞ KAĞIT MAKAS


 

TATİL GETİRİLİR

Tatile gitmeyi anlamıyorum. Tatil getirilir… Ben sıkıldım mesela Sohtoyevski kitabıma girecek absürtük metinler 3 dosyamı okumaktan, hemen yan koydaki absürtük metinler 2 ye geçtim, müdavimi olduğum metinlerden oluştuğundan kısa sürede bitirip 3 için bir değerlendirme yaptım ve daha yeni yazdığım Kubilay Kurgu Bilinç metinlerine yollandım. Ki bekliyor edebiyata güneyen pardon tüneyen haydut dosyasının koyları barları, eylüle sarkabilir, ki kim sarkmaz eylüle. Ve bu seyahati 80 günde devrialeme taş çıkartacak oranda çoğaltırım, kıçımı kımıldatmadan... Peki ya küçük harfle yazılan tatil... Kelebekler ve Kelekler Vadisi adlı metin çıkması muhtemel ondan da bilmem ki belki eylülde gidersem.

Bu da Haydut’tan M.M. metni:

HETEROFOBİ

Murathan Mungan’a hiçbir zaman çok sempatim olmadı. Bir Tüyap Beyoğlu söyleşisinde soruma cevabı(!) yüzünden değil ama:

vsvsvsvsvsv

Cuma, Ağustos 07, 2026

Salı, Ağustos 04, 2026

5 KİTAP (Daha)

Bu planı son yaptığımda biçmişti otorite!
Şimdi toprağın altında
Çürümüştür bile.
Oysa rüyaları taze:
This is Sotorite...




ADORİZMA


Bu adla bir kitap daha olacak gibi gözüküyor. Hepsini aynı yere toplama türü bilge saplantım yerine ayrı ayrı kitaplar oluşabilir, kısa öyküler uzamış çünkü, adorizmalardan ayrı bir fantastik ve bilimkurgusal öykü kitabı, çok kitaplı olurum böylece, enis batura sokulurum:))))

ALLAHIN HAKKI

Pazartesi, Ağustos 03, 2026

TÜTEN




Valla yanardağ ile denk gelmesi benim suçum değil, ekran görüntüm her gün değişir...

Haydut (Edebiyata Tüneyen) Ve Kubilay (Kurgu-Bilinç) diye iki ayrı dosya açayım ve 370 sayfadan biraz azaltayım istedim... Sonuçta kitapta (Sohtoyevski) o iki bölüm de olacak... Maksat iş kolaylasın, tütsün dağ, kızgınlığını atsın (ağustos ağustos) patlamadan...

Bişiler daha diyecektim ama daha ne diyim: Dağ gibi ortada. (Nal derler niye?)

FINAL GHOST ON MY MIND


 

KOCABEŞ


 

93 NO'LU MAHKUM

93 no'lu mahkumu çabuk çıkarın buradan.......

Görünmez Kentler... En sevdiğim... Çünkü roman değil!




O(DEĞİL)DİSEUS


 

febülus marvulus fayfırus bridgus


 

400 SAYFA SOTORİ METNİ

400 sayfa Sotori metni... (Kitap sayfasıyla belki 662) Kısalı uzunlu. 300'e indirsem büyük başarı. Atılanlar, demiştim, 2. sınıf yazarları ihya eder, ama o 300 sayfa iyi bir okur tarafından bile en az 1 yıl okunur... (4 ay 28 gün) Ben kendime bir ay verdim. (43 gün) Kapanmak da istemiyorum. Zararım kendime, ebemi si...



2. sınıf yazar-okur dedim sonuçta:))))



aaa yapay zekaya vericem:)))))



Ünlü bir yazar olsam bunları seçilmiş 10 okuruma gönderirdim hepsi 1 ay içersinde bunlara 1-5 arası puan verirdi. Korka korka. Neden? Geleceğin başyapıtında katkıları olacağı için, titreye titreye. Başyapıtım demiyorum, 3. sınıf yazarların da başyapıtı olabilir!! Musil Derneği gibi Bir Sotori Derneği:))) Ahh halkım!! 86 milyon koyun, sadece 1 alın...



5'leri eledikten sonra şöyle yapabilirim: Sadece 1'leri toplamak.




En iyiler diye bişi bulamadığımdan okuduklarımda bunu okurken yapmam; kendi metinlerim hak ediyor...




En iyi 10 müzik grubu gibi, hah buldum... Ama ben 100 ya da 1000 (100 sayfa) bulabilirim, bazıları beni almazsan adam değilsin... diyor:)))



Yazarların neden roman sevdiğini aforizmadan nefret ettiklerini de böylece anlıyorsunuz. Aforizmada hemen anlaşılıyor iyi mi kötü mü; uzunlar ise daha saklı; dalavere kaynayabiliyor...



Müzükte ne yaptıklarını hiçbir zaman anlayamayacağım ama şu anki uğraşımla karşılaştırıldığında pehhhhh:)))

Yeah Yeah Yeahs - Maps (Official Music Video)



HOMO SOTORİ

İndiği uçandaire sarıydı......................... 
of şimdi ben bunu nası bi daaa okuyim........




HARD

“Mükemmellik bizi yok etmekle tehdit ediyor, o yüzden bağlanmıyor muyuz eksikli kusurlu birine.” Thomas Bernhard

Murat Sohtorik ve Thomas Bernard aynı insan ırkından olamaz. Farklı da sayılmamalıyız. Farklılık bir denklik, eşitlik gerektirebilir. Bernhard’ın bu yaşamda hiçbir hakkı olabileceğini düşünmüyorum. Yazar diye anılmasını edebiyat adına büyük dolandırıcılık olarak niteliyorum. Dolandıracak bir şey yok tabii; insanlığın aşağılık çoğunluğunun sözcülerinden sadece biri Bernhard. Ne yaptığının farkında bile olmayabilir zavallı… Nütopya okutmadan çocuklarınızı bu kitaplara salmayın. Sizi kaybettik, onları kazanalım.



Bunu alıyım diyorum:

FALCI

-Neden ölmeden önce hep size geliyorlar?

-Bir çekiciliğim var demek ki, o sokağa değil de bu sokağa giriyorlar. Falcı levhasını görünce de giriyorlar.

-Neden falcı yazıyor?

-Ne yazsın, Azrail mi!

-Öleceklerini görüyorsunuz.

-Herkes bilir bunu.

-Ama zamanlama manidar.

-Bence kendi kendilerine yapıyorlar.

-İntihar yani.

-Nasıl öleceklerini görmüyorum… Soldan yürü demiştim birine. Piyano düşmüş kafasına. Yukarı bak dedim diğerine, çukurda bulmuşlar. Yukardan bak dediğim, evet, o intihar olabilir. Eğlence olsun diye haberlerden takip ediyorum.

-Eğlence mi! Sizi tutuklayabilirim. Bunlar itiraf.

-Burda tutukluyum zaten. Dışarı çıkarsam daha çok kişi ölür. Hem daha önce de yaptım bu itirafları, ilk gelen dedektif sen misin sanmıştın…

-Burayı kapatmalıyız o zaman.

-Bunu başkasına söyle o zaman, ölmeden.

-Seni vurabilirim.

-Beni vur dersem nasıl öleceğini görmüş olursun…

-Burda ölürsem daha kolay bulurlar seni.

-Ve daha çok ölürler. Köşeyi dönünce yap.




Şimdi bunu napimm atıyım mı alimm mi:

KİVİ

Çarmıhla neden ilgin yok

Hristiyanlık çok gördüm duydum ama hiç hissetmedim film onlar

Ama insanın öyle durmasını bilirsin çarmıhtaki gibi

İki elim boş değilse. Tabii.

Çivi var!

Meme gelmişti benim aklıma.

Geçirme! Yani aklından bile.

Kivi de olabilir.




Bi şayir yazdı şimdi notlardan metin-kitap oluşturmak her zaman zordur, dedi. Siktir dedim ama içimden, kibar bişi yazdım ona. Keşke siktir deseydin dedi...




Çekirdek aldım belki işe yarar.