skip to main |
skip to sidebar

Yayınladıkları şairlerden reklam amacıyla yaptıkları jenerik alıntıların yapay zeka düzeyini bile tutturamadığına dair bir dolu örnek verdiğim yayınevi mi bu!
Yani: Bi bok var, siz fark etmiyorsunuz, kokusunu dahi almıyorsunuz, entelektüel o bokun üzerine sıçarak fark etmenizi sağlayan kişidir, diyor!
-Daha çabuk yenerdim de ayıp olmasın diye uzattım.
-Sonra yenerim diye bıraktım.
-Atma. Sonuçta ben yendim.
-Bir bir olur.
-Son ele kaldı!
-İki bir kazan...
-Neden!?
-Ben kazandım diye hatırlayacaklar.
-Her şeyi böyle yönetir misin!
-Uzatma...
-Sana tek gözümü kırptım görmedin mi
-Normal göz kırptığını sandım, yüzünün yarısında bira vardağı bardı
-Vardağı mı!
-Heyecanlanınca böyle konuşuyorum
-Ben de tek gözümü kırpamam, bira bardağı onun içindi
Her şeyi rüya olarak görüyorum, insanlara güvenimi kaybedince.
Mesela kadınla seviştiğimi görmüşüm ya da hayal etmişim. Merhaba diyorum yanıma oturunca kibarca. Neden bana soğuk davranıyorsun diyor: Seviştiğimizi hatırlıyorum.
Murat bu çok güzel, diyor, ama seni haklı çıkartmaz.
Ne şartlarda haklı olurum?
Doğru söyledin, şartlarım var!
Sevişmeyi rüya olarak görüyorum, şartlarda uyanıyorum. Sevişmeyi bile hatırlamıyorum.
-Anlatmak önemli değil artık. Artırmak gerekir. Artıramıyorsan, görmemişsindir.
-Ama ordaydım.
-Bunu artırabilir misin?