Cumartesi, Kasım 07, 2026

ASTRO NOTLAR’IN BAŞI VE SONU

Yenile
Yenile yenile yenile kendini.





Kurgu Bilinç Ailesi

Kubilay da bir aile kursun ama artık di mi... Aile dediysek görüntüde. İnsanlara daha sempatik gelsin. Bunlar üst bilinç ya, insanları kendi yetersizliklerine hazırlarken daha yumuşak bir geçiş olsun. Bilinçli ama kansız, depresyonsuz bir geçiş. Bir kadın olsun yanında Kubilay’ın: Kubra... Seksi olsun, herkesin ilgisini çeker böylece. Mesela otoriter, faşizme eğilimli bir adama, adım Kubra, ama sen ne dersen o olur, desin; tabii ki dalga geçerek, onu becermeden önce... Seksi bir güç olarak kullanmaya çalışan kadına da tabii; onu da becermeden önce... İki de çocuk diye düşündüm. Biri kız biri oğlan. Oğlan: Bili the Kid... Kız: Bilinda... Hatta kız 15 yaşlarında falan olabilir. Orda da cinselliği kullanmış oluruz, ne yapalım dünya hali! Halka iniyoruz gördüğünüz gibi. Kurgu Bilinç ailesi. Üst bilinçsel yetenek olarak pek bir farkları yok ailemizin; ama hepsinin kullanmayı daha çok sevdiğinden öne çıkan bazı özellikleri var... Kurgu bilinç kardeşliği. Teki de dünyayı ele geçirebilir, ama yavaş yavaş, tatildeymiş gibi yapacaklar bunu. Normal, aile işleri arasında. Okula gider gelirken, yemek yapar ve sindire sindire yerken. Trafikte kavga ederken. İnsanların bilinçlerine üfleye üfleye...

YERALTI: “KONFOR ALANI”







Kahramanın adı Tekin.

Ne hikmetse yazarın da…

Yazarın adı Hikmet de olabilir.

Hikmet ya da Tekin’in yazdığı herkes Tekin.

Her şey ise tekinsiz!

Yaşadığı ve yazdığı her şey hep tekinsiz.

Tekin yok anlamında.

Ama Tekin burda; hem de sayfalarca!

Ama Tekin yok.

Yazarı var, Hikmet. Tekinsiz yazmayı seviyor…



Tekin dipte. İpte. Kuyuda. Kuytuda.

Ama satışlarda, çok satışlarda.



Aslında kahraman, Tekin ya da Hikmet, Anti Kahraman.

Yazarı da tabii. Nasılsa.

Bir anti-kapitalist var. Onun dışında hep olumluya saldırmış, anti olmuşlar.

Anti Otoriter. Anti Kral. Anti Dük. Anti Prens. Anti imparator. Anti Padişah. Anti Patron… Yok.

(Anti Baş var bir de olumlu olarak, An Arş)…



Anti Tutunan. Tutunamayan değil Tutunmayan! Bıraksan da tutunmaz. (Peşini bıraksan tutunur aslında!)

Tutumamayan’dır aslında, bir tutumu yoktur. Tutumamaz.

Tutumsuzdur, davranamaz, ruhsuz ve karaktersiz olduğundan.

Hayır hayır, öyle bırakılmamıştır, bunu kolay yol olarak kendi seçmiştir.

Tutunma işte, bir tutumun da olmasın, sat.



Yeraltı Edebiyatı. Sokmuş bir kere kafasını.

Çıkarayım desen de çıkarmaz.

Çıkmaz.

Çıkmazı sever, çıkmaz sokak.

Ama çıkmaz edebiyat. Bunu anlayamaz.

Okuru boldur, neden?

Çünkü ah ben o kadar kötü değilim diyebilirsiniz!

Allahtan o kadar düşmedik…



Böceğe dönüşen Kafka, sizi dönüştürmez… (İçim karardı, dur hayatıma döneyim; oh ne kadar mutluyum!)

Tutunamayanlar diye ağlayarak gururlanan Oğuz Atay karşısında, oh ben o kadar da kötü değilim diyebilirsiniz…

Çapulcuyuz biz diyerekten gururla direnişten dönen Gezi Zekalılar için idealdir çıkmaz…



Bunlar da var, ama bunlara karşı yazılmadı, ne Nütopya, ne Astro Notlar. (Ne de İnsanlık Öldü mü.)

Onlara da değildi, değinildi; bu türden hayatta da, edebiyatta da bolca var.

İşe yaramazlar…



Dostoyevski… Tabii ki…

Sohtoyevski bir gıpta, bir saygı duruşu falan değil.

Astro Notlar da öyle; yani öyle değil!

Karşı duruş diyeceğim ama bunlara karşı dursan ne olacak, durmasan ne.

Bir kabuğun karşısında durulabilir mi!



Ve hep iyi insanlardır. Kanunsuz, dolandırıcı, yalancı, hastalıklı falan da olabilirler; ama iyidirler!

Aslında iyi!

Beyinleri dumur; ama kalpleri iyi!

Mesela arabayla birini ezip yan taraftaki arkadaşını göstermeye kalkabilirler direksiyonda diye; kendileri ünlüdür ya çünkü! Sevenleri vardır; üzülmesinler! Daha yaşayacak maceraları vardır. E hapiste yaşa. Hak etmedin mi? Hapisten yaz. Bu kadar dürüstlüğü de mi hak etmiyor yazdıkların…



O yüzden diyorum ki: Nütopya’yı okuyun bakalım iyi biriyim diyebiliyor musunuz…

Astor Notlar’ı okuyun bakalım.



Nütopya’dan mıydı, Astro Notlar’dan mı:

“İyi sana kötüyle gülüyor.”



Ha, Yapay Zeka; bunların ezik rollerini de ellerinden alacak. Rol sonuçta…



Sohtoveski’nin yanlış anlaşılmasına karşı yazdım bunu (biliyorum ki aslında fark etmeyecek); yoksa daha bir dolu başka konu var iki (üç) kitapta da…



Ama temel bakış değişmez; Yeraltından Astro Notlara…

Nütopya, roman (otobiyografi, anı, deneme) formunda anlatır.

Astro Notlar kısa öykü ve aforizma formlarında.

(İnsanlık Öldü mü, geliyor o da, deneme-eleştiri.)



Sohtoyevski adlandırması ile birlikte Sotori adlandırması da vardır, ki onun sözlüğü zamanla oluşturulur:



SOTORİ SÖZLÜĞÜ

Sotoriter

Sotokrat (Aristokrat yerine)

Sohtelektüel

Sotoribilite (Harika bir eser ama Sotorible değil.)

Sotory-teller (Hikaye anlatıcısı yerine.)

Sotaryalist (Eşyaya hükmeden. Materyalist yerine. Emperyalist yerine de olabilir.)

Sohtoyevski (Zaten var, devam edilebilir: Solstoy. Safka.)

Sotorius (Genius vs Notorius -Dile küşmüş, kötü şöhretli.)

Kama-Sotori (Ayıp şeyler…)

Soht Rock

Sohtorini (Yazlık adam)

Sotoripati

Çarşamba, Kasım 04, 2026

Salı, Kasım 03, 2026

NÜTOPYA ELEŞTİRİ ÖDÜLÜ 2027




 



KİM MİLYONDA BİR OLMAK İSTER


 

3. KİTAP

NÜTOPYA yayında

ASTRO NOTLAR yakında

3. KİTAP yakında 2








B!L!R DE SÖYLEMEZ

Ayfer Tunç şöyle diyor bir söyleşisinde; gülüyorum:

“Bir alanda kadın sayısı arttıysa o alanda değersizleşme vardır. Kültür alanında bugün kadınlar daha fazla çalışıyor. Çünkü rant yok. Mesela akademide kadınlar daha fazlalar çünkü artık bir değeri kalmadı. Bu şu demek değil. Kadınlar değersize gidiyorlar demek istemiyorum katiyen. Kadınlar değerli alanlarda da aynı mücadeleyi vermeye devam ediyorlar. Erkekler değersiz alanlardan kolay çekiliyorlar, orada kadınlar daha az mücadeleyle bir yere varabiliyorlar.”

Burdan neler neler çıkartılabilir, ama kadınlar çıkartamaz görüldüğü kadarıyla:))

Pazar, Kasım 01, 2026

ASTRO NOTLAR YAKLAŞIYOR




 

DLGBTQIA+YH

Kasımın ilk haftası da, TÜM HAFTA, Dünya Gay Yazarlar Haftası olarak kutlansın.



NÜTOPYA'DAN SAHNELER (Bilmem kaç)

Tarihteki Tanrı tanımlarını getirdi bu araştırmacı beyin şimdi önüme: Pavlov’a göre bir toplumsal refleks, Marx için kitlelerin afyonu, Spinoza’ya göre doğadan kaynaklanan korku, Freud’ça kendi babamızın kozmik gaza dönüştürülmüş şekli, sosyo-biyologların dedikleri gibi, bazı bencil genlerimizin otoriteye gözü kapalı bağlılıklarının sonucu… E, sonuç. Ben size sonucu söyleyeyim: Az kavga etmiyorlar burada; Spinoza yumruğunun bir toplumsal refleks olduğunu söylüyor; Pavlov üzerlerine işemesinin doğadan kaynaklandığını iddia ediyor; Marx diyor ki, ben sizin babanızım; Freud zaten gelir gelmez, afyon sandı burayı…




15 GÜN SONRA


 

HOUSE KAFE

Çay ya da kahve içmeye gitmiştim, sadece içki verebiliyoruz dedi sempatik genç kadın eleman. Kahveni git evde iç:)




ÖLÜMSÜZLEŞT!RDİKLE!M

Ne başlık koysaydım; objektifime takılanlar falan mı...:)))))