Çarşamba, Şubat 04, 2026

AMBULANS



VERİ BAD

-İnsan sevgisi güçlü ama aynı zamanda tuhaf bir hastalıktır; çünkü hiçbir gerçek veriye dayanmaz. İnsanları seven bir psikolog hiçbir zaman var olmamıştır, var olmayacaktır.
-Kendilerini insan görmediklerinden. Veri Bad.

ÖVGÜ

-Hiçbir zaman göremeyeceğin gelecek nesillerin sana övgü düzmesini istiyorsun!
-İlla düzüleceksem bunu benden önce doğanlardan isterdim.

VIV (VERY IMPORTANT VIRUS)

Bir Proust’tan bir Cioran’dan alıntılar okuyorum.

Proust’un sadece kelimeleri, değindiği konular vs kafamı açıyor, açıyorsa. Uzak bağlantılar, ben yakalarsam.

Cioran’ın tüm cümlesi, cümleleri. Kafalarımız mı aynı; benzer; katılmasam, tamamen karşı olsam da...

Proust benim yazarım değil, Cioran benimki; mi?

74 yaşındayım (57) ve son kararım: Olmamıştan yazar da olamaz.

Proust okuyana da diyeceğim artık: Virüslü Okur!

TANTANA TANRISI

-Kim daha yalnız? Tanrı mı, insan mı? Derken şiir çıkageldi ve anladık ki insanmış... (Cioran)

-Tanrıymış, olması gerekmiyor mu!

-Şiirinde yalnızlığını bildiriyor. İnsan.

-Şiir çıkageldi ve onu yalnızlığından kurtardı! En azından şiir var...

-Tanrı niye yalnız?

-İnsan şiirle aklını yitirdiğinden...

KÖKÜNE KİBRİT SUYU

“Yani şunu söylemek istiyorum, humanizmi biz çok yanlış anlıyoruz. Humanizmin kökü nedir?

Her şeyin ölçüsü insandır. Yani ne der bize? Önce insan.

Efendim, sokak köpekleri umurumuzda değil. Karıncalar umurumuzda değil. Arılar, gebersin gitsinler.

Yeter ki insan kalsın Önce insan! İnsanın böyle bir içgüdüsü var. Bencil!”


Diyorum, entelektüeller politikacıların ayaklarını yıkayacak!

Beyefendiyi pek tanımam, ama hümanizm fikri virüslü. Virüsü fark ettiniz mi, nerde girdi, yok pardon, zaten girmiş, kocaman kütüphanesi vardır eminim, önünde pozları da vardır, şart; kaba kağat; nerde çıktığı önemli, virüsün, anlatırken...

Akıl ile ilgili Ahlak ile ilgili de böyle virüslü fikirleri var bunların; aklı bir hastalık gibi görüp deliliği savunuyorlar! Ahlaklı olmak ahlakçı olmaya indirgeniyor! Siz söz konusuysanız tabii ki ve kesinlikle önce köpekler karıncalar arılar...

-Köpeğimin sevmediği adam evime giremez!
-Ya köpeğin senden çok adamı severse.

Şuna da benziyor: Uzaylılar neden hep Amerika’ya geliyor?
Salak mısınız siz! Niye İstanbul’a indirsin elin Amerikalısı uzaylıyı. Komik misiniz siz!

Make Humanism great again!

İŞEMEK

-Ben bir şey söylüyorsam doğru olmalıyım, yoksa niye söyleyeyim!

-Yanlış ifade etmiş olabilirsin.

-Yooo.

-Sidik yarıştırıyor olabilirsin!

-Allah allah! Niye sidik yarıştırayım.

-Sen sidik yarıştırıyorsan niye sidik yarıştırasın, di mi...

-Yarıştırmıyorum valla.

-Sen suratına işiyorsun.

(Son cümle bir Murat Sohtorik aforizmasından apartılmış ve onu aşmıştır. Ben söz konusu olduğumda karşımdakiyle sidik yarıştırmıyor onun suratına işiyordum; İlker C. söz konusu olduğunda -ki bu yukardaki diyalog ona ithaftır- O kendi suratına işiyor:)))

57 OLUCAM AMA BUNDAN SONRA 5’ER 5’ER SAYICAM

Futbolcuyu düşürüyorlar. Penaltı. Sarı kart. Düşürenin düşürdüğüne el uzatması, düşenin elini alması; oyun bu sana kastım yok... Gereksiz itirazlar (yapmasaydım keşke diye, olsun vermesin penaltı haksız olsak da puan alalım diye de), sevinçler (hak yerini buldu diye). Uzatırım.

20 kere izledim. Yapay Zeka uyardı; 48 kere imiş. Gelecek tahminin dedim; araya salak bir dizi de koyarak 60’a çıkar bu, sonra da rahat uyursun.

Şu dünyada çok az kişinin benim kadar özel olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu bir özellik değil; üstünlük.

Şimdilik bunu alın; kafanıza kakıcam merak etmeyin.