Cuma, Kasım 04, 2022

ANCA HOCA

-Hocam Yunanca’dan geçemezsem askere alacaklar. Yunanca da çok zor bir dil.

-Evet zordur. (Yürüyüp gider.)

Bunu bana anlatıp hocasını suçlayan arkadaş; “felsefenin, Yunanca’nın, fakültenin ve hocaların senin merkezinde dönmesi gerektiğini neden düşünüyorsun” diye sorup dersini vermediği için suçlamalıydı hocasını.

KORKU FİLMİ

Tek başıma seyredemiyorum. Anca biri korkacak ki ben de korkayım.

Perşembe, Kasım 03, 2022

YAPAY ZEKA KİTAP OKUYOR

-Okumaya son sayfadan başlıyorum, mesela 127’den, böylece kaç sayfa kaldığını görebiliyorum.

-Ya eksi 300’e falan gidiyorsa!

AÇILIN

Ben doktor olmak istiyorum…

DEVA

-Depeche mode seviyorum ama her müzik mix’de karşıma çıkması hoşuma gitmiyor ben yeni bir şey keşfetmek istiyorum.

-Anladım.

-Barları dolaşıyorum yeni gruplar keşfetmek istiyorum mesela, Dave Gahan devamlı peşimde. Abi biz de iyiyiz diyor. Ulan biliyoruz.

-Dave Dahan sana asılıyor da olabilir.

-Gay mi ki

-Bilmem

-Versem ona vermem ama, ya da alsam. Whitesnake David Coverdale.

-Dave yine…

-Devin, güzel kadın adı. Devrim çok var.

AŞK

Güzelliğin beş para etmez bendeki bu aptallık olmasa.

Çarşamba, Kasım 02, 2022

ÖNLEM

Kütüphanesini satan bilge!

AMAÇ

Nermin (sahne adıyla Neriman, göğsünde N armalı bir elbise ve pelerinle çıkıyor) bir insani zaaf olarak karşımda duruyor. Bu beni rahatlatıyor. Yanılmamış olmam insanlığı kurtaracak: Ben insanım ve o değil.

VE YAPAY ZEKA İTİRAZ EDER

Yapay Zeka böyle metinlerin üzerini çizecektir inşallah (herkesin zaten bilebileceği ve katılacağı şeyleri uzun uzadıya anlatması dahil) ve ben de en büyük takipçisi olacağım.

Yapay Zeka itiraz eder: Ne takipçisi hocam! Ben sizin yazdıklarınızı okuyarak büyüdüm.

Alıntılaran önce:

Öncelikle insan tanımıyla ilgili sorunu var hem insanı faşist olarak belirliyor hem de olumlu olarak insanileşmekten bahsediyor.

“ileri sürülecek her bir spekülasyonun, insanın kendisini algılayışının ve tarif edişinin içinden çıkıp geliyor oluşu.”

“İnsanın unutma yetenek ve kapasitesi, insan zekâsıyla yapay zekâ arasındaki en önemli farklılıklardan biridir. Yapay zekânın asla unutma yeteneğine sahip olamayacağını bilmek, bu tespiti zorunlu kılıyor. Temel işlevi kendisine öğretilen her bir şeyi asla unutmamak olan bir şeye unutmayı nasıl öğretebilirsiniz?”

“Çok garip gelecek belki ama seçim yapabilmek dediğimiz şey, sorumluluk kadar ve belki ondan daha çok kayıtsızlığa ve sorumsuzluğa ihtiyaç duyar.”

“Unutabilme yeteneği, seçimde hatayı, yanılmayı insanileştirerek, içselleştirerek onu aynı zamanda demokratikleştirir, herkes için mümkün kılar.”

“Tüm kaynaklarını acımasızca sömüren ve yok edercesine tüketen bir yaratık var ve biz ona insan diyoruz.”



https://t24.com.tr/k24/yazi/yapay-zeka-siire-ihtiyac-duyar-mi,3912?fbclid=IwAR1Qm0tf1dvRQevBXw6Vaf-z8Wi2DQUYFA71uGL8ChSZJEScCVxljKDwkKM

Pazartesi, Ekim 31, 2022

ZARR




Beyazların alanına toplamaya çalışıyorsunuz her pulu.

Siyahlar açık veriyor ki kırılsınlar, beyazlar kırıyor, sonra kırılıyor ki tekrar başa dönüp kıramadıklarını kırabilsinler. Ve tabii kendi taşlarını da içeri sokabilsinler. Çünkü:

Herkes beyazların alanında toplanınca, ki oyunun daha yarısı, bonus var. Altı altı: 6+6: 12 puan…

Her siyah kırık 6 puan.
Oyunun bitiminde de öyle: Her kırık 6 puan.


İkinci yarı:

Herkes içerde ya da değil.

Beyazlar topluyor. Siyahlar da zar attıkları için mecburen çıkıyor. Mecburen diyorum çünkü bu oyunda rakip yok, iki renk de müttefik, ortak. Zar burda rakip, ya da tanrı.



Beyazlar hepsini topladığında siyahların her bir dışardaki pulu eksi 1 puan.



Oynamadan anlayamazsınız, aynen hayat gibi.



Notlar:

Rakip yok müttefiksiniz. Aldığınız sayıya karşılık ki eksi de olabilir bir sonraki oyuncunun aldığı sayıyla rekabet edebilirsiniz.

Kırmak en güzel şey diyen tavla oyuncuları için tatmin garanti.

Tavla ile satranç arası, çok stratejik, ama her şeyi yine de sadece zar belirliyor. Bu bana ilgi çekmez gibi geldi, ama hayatta da böyle değil midir. Tavlada da zar önemlidir ama burda felaket... Bir sonraki an (zar) ne olacağını bilemezsiniz. Doğru oynamak diye bir şey yok. Ustalaşmak yine de var. Ama son zarar karların, pardon son karar zarların.

Oyun isterseniz çok uzayabilir. Zamanı size bağlı. Kırılırsanız baştan başlarsınız (beyazlar) ve bir daha denersiniz. Sonra bir daha. Kazanmak için değil zevk almak için oynarsanız daha eğlenceli. Tabii zarlar size oyunu hemen bitirtebilir de.



Özel notlar:

Bilgisayarda oynadığımdan, eve bir tavla seti almayı istemediğimden çünkü eşya sevmem, zar atma ki rakibi delirtebilirim, geri alma ve alternatifleri deneme-üzerine düşünme gibi şeylerde ustalaşamadım. Bu bir giriş-tanıtım metni. Kendime de.



Başka versiyonları düşünüyorum. Belli bir çoklukta zar hakları olması, o an uygun zarın satın alınması gibi. Mesela 1-1 en harika zar. 6-6 ise en kötülerinden. Elle oynayınca bunlara gerek olmayabilir çünkü ben ne zar istersem atarım. Pardon zar ne isterse atarım.

Pazar, Ekim 30, 2022

BİRİNCİYİ

Öldürürsen kaçıncı olursun.

BENCİLLİK

İki hayat gerektirir.

Çarşamba, Ekim 26, 2022

BÜYÜ TÜY

(Notlardan görmüşsünüzdür) bir dolu evrende var olan ama hepsini hatırlayan bir adam.

Aşık olduğu tek kadın. Soruyor:

-Onlarla yattın mı.

-Başka bir eevrende.

-Ama hatırlıyorsun.

4 evren oluşur. Birinde ölmüşümdür hayaletimdir. En mutlusudur belki ama karışamıyor sevilemiyorumdur.

Bir evrende 2 çocuğum var. Kız benim gibi bir kadın (üstün yaratık), erkek nihilist. Harika diyorum ona, tanrıyı bir de burdan keşfetmek (keyf etmek) en büyük ikinci tutkumdu.



(Aşık olduğu kadın büyü yapmıştır. Gerek yoktu derim, zaten ilk gördüğümde… Adordan geliyo.)

DIŞ KAPININ SANDALI

Diye bir metin yazayım diyorum, aha yazdım işte.
Runaway bride geldi aklıma.
Bu kadar yeter.

BÜNYE

Bazen lens takamazsınız, kanlanır gözünüz.
Biraz beklerseniz hafifler kan.
Takmayabilirsiniz bütün gün aslında, gözlük takarsınız ki nefrete derim.
Ama biraz beklerseniz.
Lensi takarsınız.
Gözünüze yabancı bir şey.
Geçer.
Kanlanmaz.
Kadın gibi.

GENÇ (ÇOK İYİ)

Genç Werther’in Acıları için 1-10-100-bin kişi intihar etmişti.
Benimki için 1.
Goethe odaklanamıyordu.

SAİT F.

"Nütopya okumayanın allah belasını versin." Fethi Naci

SIKINTI

Seninle ilgili bi aforizma yazmamıştım dediğim gün öldüm.

BENCİL

Bencil olmanın bir yolu yoktur. Zaten değilseniz olamazsınız.

ARTIK

bazen müzik istemiyorum
Bu ölüme yaklaşımım

EC-DAD

-Ecdadınızı sikeyim.
-Lütfen, rica ederim, büyüklük yapmış olursunuz, her şeyi ayarlarız biz. Yalvarırım.

YILANIN BAŞI

Sen her şeyi biliyorsan, her konuda haklıysan biz neden iktidara karşı oy veriyoruz sana karşı oy verelim!

Pazar, Ekim 23, 2022

BAŞKA

Leşim

TARİHİ KAZANANLAR YAZAR!

Çağların en önemli yazarının sizin arkadaşınız olamayacağı düşüncesi aşağılık kompleksidir.

İDEAL

İdealinizin fabrika ayarlarına dönünüz.

Kİ AYRI YAZILIR

-Her birimiz bir başkasının yaşamını yaşıyoruz, sen bile.

-Ama benimki tanrınınki.

ME2

-I hate me too…

-But i don’t hate me!

OLMUYOR

Cumartesi kavramının olmaması iyi bir şey. Yok olmuştu zaten, ama artık yok.

ŞİT

Tatil bitti şi başlasın.

Cumartesi, Ekim 22, 2022

1Q84



1984’ü

984

Sonra 84

Ve 4

Sayfaya düşürmek mi

Kolaydır;

198

19

Ve

1

Sayfaya

İndirmek mi

?

Çarşamba, Ekim 05, 2022

TEMİZ MAHKEMESİ

Kadın evi temizledi. Sonra bir arkadaşı geldi yine temizledi. Sonra… 

Bence arkadaşlarını, evi temizlemek için çağırıyor. 

(Esas temizlemek istediği arkadaşları ama o zaman evi temizlemek zorunda kalmaz ve temizleyecek tek bir şey kalır.)

Pazartesi, Ekim 03, 2022

PKDick

DOSDOĞRU

-Kafamın dikine, dosdoğru, dümdüz gittim ne labirenti…

-Çevren değişti.



Philip K. Dick de benzer bir şey düşünmüş, mutlaka başka yazarlar da.

“Dünyada değil, canlı bir labirentte yaşıyoruz.”

“Bu labirentten hiçbir çıkış yolu yoktur. Siz içinde hareket ederken labirent değişir, çünkü o canlıdır.”



Onun gibi uyuşturucu müptelası olmadığım halde benim bunu düşünebilmem bir üstünlüktür.:)) Ama esas olan benimkinin bir Ütopya olmasıdır. Ütopya, PKD gibi yazarların aradığı (bulamadıkları) uyuşturucudur.

TRIPLEX

-Ben bir kadınım ama…

-Ben o zaman iki kadınım.

KIYAMET VE KIYI

Onu korumamız lazım, kıyameti engelleyecek...

Ya da ihtiyacımız olursa; kopartacak.

Cuma, Eylül 30, 2022

BİRİKİM


 

FON

Arkadaşım telefonunu verdi. (Benimki bozuktu.)

Telefonu 3 ay açmadım.

Hissediyorum. Telefon var.

NÜTOPYA NÜTOPYA

-Etik, ahlak, ne deniyor sizde, vicdan, hiç peşimi bırakmıyor. Sen nasıl hallediyorsun?

-Önümde benim…

BİLEN BİLİR

BU DAYANILMAZ

Ünlü olmama nedenlerimden biri. Biri benle ilgili böyle ucuz cümleler kuruyorsa (geçici ve yabancılaşma gibi kelimeleri tırnak içine alıyorsa) ona bir şey “geçirememiş” olduğum anlamına gelir.

“National Public Radio’da kitapla ilgili çıkan bir yazıda, “Bu dayanılmaz” diye söze başlamış yazının sahibi.(5) Bu tanımlama ilgimi çekmekle birlikte, romanı dayanılmaz yapan elbette Klara ile Josie’nin arkadaşlık hikâyesi değil. Dayanılması güç olan, Ishiguro’nun insanı yüzleşmekten kaçtığı duygularla baş başa bırakması. Ölümü hatırlatmak/çağrıştırmak için türlü yollar bularak, insanın, varlığının “geçici” olduğunu derinden anlamasını sağlaması ve ona, ne kadar “yabancılaştığını” görebilsin diye kendisine dışarıdan bakma imkânı yaratması.”

İSKOÇ BURCU

-Sen koç burcusun ya…

(Ay allahım, memesi güzel, kalçası güzel, suratı da bu laftan sonra bile idare eder, diye düşünmeye başladığım sırada)

-Sen başkasını kırmaktan ölesiye nefret edersin…

Dedi ve beni kazandı.

KOLON

Klon olmadığımı anlaşıldı.

Anladım demeliyim.

Şimdi ne yapacağım?

Çarşamba, Eylül 28, 2022

YARICI ÜSLUP

-Çok yorucu bir üslubunuz var:( Dağınık, hatta zaman zaman kopuk, uçuşan fikirleriniz ... Nedense yazılarınızı okuduğumda hep yolunu, yönünü kaybetmiş, çok mutsuz bir ruh diye geçiriyorum içimden gayri ihtiyari... Ve çok yorulduğumu hissediyorum en kısa yazılarınızda bile. Kimseye bir şey ispatlamak zorunda değilsiniz... Daha rahat olmalisiniz yazarken bence... Farklı olma, farklı durma arzusu o kadar öne çıkıyor ki, icerik örtülüyor, görünmez oluyor. Iyi niyetli bir eleştiri olarak algılamanız dileğiyle...Sevgiler

-İyi niyetinize inanmanız güzel ama pek yazar tanımadığınız anlaşılıyor ama ben dolu kötü okur tanıdım… Söyledikleriniz yazdıklarımın, hissettiklerimin ve olduğum şeyin yanından bile geçmiyor, neden böyle hissettirdiğimi değil neden böyle hissettiğinizi kendinize sorun öncelikle, benden değil sizden kaynaklanan bir şey olmalı bu. Bir örneğini vermişsiniz mesela; “yorucu” demişsiniz sonra da “yoruluyorum” demişsiniz. İkincisi doğru:) Diğer söylediklerinize de bu açıdan bakarsanız belki bana değil ama kendi okurluğunuza, hatta karakterinize yaklaşabilirsiniz. Teşekkürler. Sevgiler.

Salı, Eylül 27, 2022

ALÇAK

Yaşamının karşısında ölümün değeri düştü, ölemezsin henüz. Alçalman lazım.

ESERİM

Gerçeği bütün çıplaklığıyla giydirdim.

PARMAK SALDIRMAK

-Bu dünyada yaşamak için yaratılmadım…

-Başka böyle düşünen parmak kaldırsın… Hımm hepiniz mi! Sen peki, en arkadaki.

-En arka diye bir şey yoktur.

-Peki… Sen neden yeri işaret ediyorsun?

GEBERİŞ

Herkes sevdiğini öldürür. Ama kendi silahıyla. Oysa herkes kendi silahıyla ölmek ister.

MARAZ

Bir ülkede bu kadar yalancı varsa onun karşıtı olarak bir o kadar doğrucu biri vardır. Sizi tutuklamaya geldik.

KABZIMAL

Yaşlandığım için öğrenemedim.

PAÇOZ MEGALOMAN

Böyle mütevazi yorumlar zararlıdır… Faşizm anasının karnında tespit edilmelidir: Şairler ve yazarlar. (Şairler kadınlar gibi. Hani kadınlar erkeklerle eşit hak istiyorlar ya! Ama eşit sorumluluk istemiyorlar! (Anlamayan Nütopya okusun.) Şairler de aynı: Yazar kategorisine özel bir şairler kategorisi var, hem de daha üstte. Bir gün söylediklerim anlaşıldığında, en birinci kanırtılacaklar da şairlerden çıkacak. Paçoz megalomanlar…)

“Geleceği hayal etmeye kalkıştığımızda, bunu tuhaf bir tik ile yapıyoruz; kendimize şu anki trendler temelinde geleceğin nasıl olacağını soruyoruz. Neredeyse hiçbir zaman şu felsefi soruya yeltenmiyoruz: Gelecek nasıl olmalı? Geleceği hayal edilebilecek bir şey olarak gören cesur ve yönlendirici filozoflar olmak yerine, geleceği anlaşılabilecek bir şey olarak gören mütevazı fütürologlar olarak ilerliyor ve dolasıyla da bu şekilde var ediyoruz.”

Pazartesi, Eylül 26, 2022

SIKKIN BUMERANG İLE BIKKIN BUMERANG

-Hep aynı yere dönmekten sıkıldım.

-Daha ne istiyorsun, mükemmel atılmışsın işte. Bense dönemedim. Hoppaydım. Sürtüktüm.

P>İ>S>T

Güçleniyorsun.

Sanmıyorum.

Göreceksin.

Hissetmiyorum.

Benim gibi.

Oluyor.

Daha değil.

Biliyorum.

Sanmıyorum.

Güçleniyorum.

Bitti!

Oldu mu?

Olmadı!

Oldum.

Vazgeçtin.

Hissediyorum.

Pis faşist!

MODEM

Bisikletle işe gitmek kadar saçma bir şey duymadım.

Neden işe gidiyorsun, bisikleti neden buna alet ediyorsun!

Hayatının merkezi neden bir başka şey!

Kusura bakmayın benim hayatım da bu:

Pazar, Eylül 25, 2022

BİR GARİP UÇMUŞ DİYELER

-Hepimiz süper kahramanız neden sana diş geçiremiyoruz?

-Evet, yanında hilkat garibesi gibi kalıyoruz…

-Kes… Gördüğünüz gibi işte: Yazının gücü. Tamam, konuşun.

-Bizimkiler de yazar! İsteseler yazarlar.

-Akıllı çocuklar. Okumuşlardır beni. Sağım pistir.

-Evet, biz de okuduk! Girmezler böyle bir düelloya...

-Bir nevi intihar…

-Peki, sen bizi yazsan?

-Ben kendimi yazıyorum. Sizinki yine kurgu olur. Yazarlarınıza esas o zaman ayıp olur. Hem uzatmayın. Kader… Uçturup gidin işte.

Cumartesi, Eylül 24, 2022

ARŞİMET AMCA

Çalış durma!

Dayanak noktası: Nütopya

Yeterli uzunlukta kaldıraç: Sotori.

İYİ BİR OYUNCU

Geldiğinde herkese kazandırandır. Mesela sahanın hatalı olduğunu söyleyerek.

ÖD (Ölüedebiyat Dergisi)

Gönderin yazılarınızı ama satır satır silinir okurken beğenmediğimizde. Ve sizdeki orijinal kopyası da, aynı anda. Aklınızda kalanlar kalır, yine yazabilirsiniz, o zaman gönderirsiniz, okuruz.

Kopartmak için çıkarıyoruz bu dergiyi, biliyorsunuz.

İlk aklımıza gelen adı anlamazlar diye değiştirdik, nasıl bulurdunuz: KEDİ (Korku Edebiyatı Dergisi İ)

Cuma, Eylül 23, 2022

HOCALARIN SONUNCUSU

Dünyadaki herkese soruldu: Ustam, hocam dediğiniz kişi kim? Yaşayan birisi yalnız.

Köyde yalnız yaşayan birisi çıktı açık farkla birinci hoca seçilen yazarın hocası…

Birinci hoca onu seçmeseydi. Sıralamanın en altlarındaki kimsenin seçmediği insanlardan biri olacaktı.

-Kızdı mı size peki, pek bilinmek istemiyor gibi gözüküyor?

-Kızabilirdi: Onu ustam kabul etmem aslında büyük ayıp… Ama kıskandı: O kimseyi seçmemiş…

-Yaşamayanlardan da mı?

-Sanmam.

-Peki neden o?

-Bilsem!

-Neden ayıp?

-Benim ikinci seçilenle aramdaki o büyük fark, onun hiç oy almayanlarla arasındaki o 1 büyük farktan çıkma hep.

-O olmasa ne yapardınız?

-O olmasa ne yapardım!

-Okuyucularımıza son söylemek istedikleriniz?

-Onun lafı: Ölüler kimi seçerdi acaba?

Perşembe, Eylül 22, 2022

GENCİL

Tanrının varlığı olsa

Kendini sürerdi

MİT


 

80'LER

Çarşamba, Eylül 21, 2022

SOKMA AKIL

Cehennemler: Cennete sunulan alternatif evrenler!

Sabahtan beri okuduklarım:
-Beckett’in Proust kitabı (tekrar)
-Kafka aforizmaları (tekrar)
-Baudelaire - Paris Sıkıntısı (tekrar)
-Aşk üzerine iyi bir internet sitesinden 6-7 metin; aralarında Anna Karenina adlı fettan üzerine olan da vardı! (tekrar sayılır)

Cehennemler: Cennete sunulan alternatif evrenler!

Salı, Eylül 20, 2022

BENİM

Biliyorum diyorsun ya; benim.

Sen biliyorum diyorsun diye.

Biliyorum, benim.



Hissediyorum, diyorsun ya; benim.

Hissediyorum, benim.



Görüyorum, benim.

Öğreniyorum, benim.

Sallıyorum, benim.

Oluyorum, benim. Ölüyorum, yine benim.

Seviyorum, benim. Seviliyorum.



Tapılıyorum. Öyleyse benim.



Bilinmek istiyorum, benim.



-Evet, O… Dedim sonunda… Evet O, dedim.

-Onu diyen benim.

MÜKEMMEL

-İçine almıyor, dışlıyor beni.

-Örnek olsun diye o. Vitrine niye kafa attın!

ARTIK

Mutlak öldüğünde tüm sorumluluk Muğlak’a yüklendi. Ben beynime sıkmıştım neden o öldü hiç anlamadım diye ifade verdi Muğlak. Kimse ifade almaya gelmemişti oysa. Herkes kendini ifade etmeye gitmişti.

MUTLAK

Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız, saltık (felsefe)

Kesinlikle (zarf)

Örnek Cümle:

Eskilerden üstün olmasa da onlar kadar mutlak bir roman yazmak istiyorum. - Halide Edip Adıvar



(Mutlak olanın Üstün olmaması, olmayabileceği… konusu ilgimi çekti.)

KUŞAK

B planıdır.

BASİT

-Ben basit bir adamım.

-Hiç basit bir adam değilsin!

-Evet hiç değilsin!

-Tam tersisin!

-Tersim basittir belki! İki kere iki, dört… İki kere iki, beş… İki kere iki, altı… off ya yine beceremedim… Çok iyi aforizma oldu yine…

Cuma, Eylül 16, 2022

MAĞIŞIKLIK

-Genetik çeşitlilik canlılara gelecekteki sorunlara karşı evrim geçirme olanağı verir. Bağışıklık, mağışıklık.

-Mağışıklık işte. Güvenlik için silah taşımak gibi. Adam vurup hapse de girebilirsin.

-Prezervatif taşıyıp korunabilirsin de. Sigorta sigorta.

-Ama yedi milyar insanın genetik çeşitliliğinin, küçük bir grup şempanzeninkinden az olduğunu da söyledin.

-Eh. Fakirlere patates. Patatesi sanat sanabilir paçozun başkanı.

RUHA SESLENİŞ

-Çağırdık gelmedi, sen bi seslensene.



-Geldiysen üç kere vur.

-Niye üç, beş kişisiniz, dört kere vurayım senle konuşalım.



-Ne diyor?

-Siz dışarı çıkın.

-Niye biz, inanmayan sensin.

-O bana inanıyor sanırım. Çıkmanızı istiyor.

-Ama nasıl olur?

-Kapıdan ya da ölerek!



(Devamı gelecek, seslendim.)

Çarşamba, Eylül 14, 2022

DÜNYADA SIRF

-Dünyada sırf ikimiz kalsak bile sana vermeyeceğim.

-Oha tüm meydan boşaldı. Bence tüm dünya da. Büyüksün!

-Nasıl ya! Ciddi mi?

-Gözünle gördüğünü bana mı soruyorsun... Hadi meyhane yapalım. Nasılsa bedava. Sonra da sevişiriz. Bir saçmalık yapmazsın her halde…

Seviştikten sonra:

-Vay be. Tanrı vergisi bu yeteneğe tanrı vergisi bu memeler.

-Dünyada sadece yakışıklı ama senin gibi kıl olmayan adamlar kalsın deseydim? Aha dedim işte.

-Valla sokak boşaldı şimdi!

-Bir sürü adem ve bir Havva, ben. Çok işim olacak demek, ama üzerime düşeni yapacağım.

-Sıkılırsın yahu! Akıllı insanlar kalsın demeyi düşünmedin mi hiç?

-Bir dakka! Sen neden kaybolmadın?

-Kıl olmadığımdan demek aslında. Ben de şimdi emin oldum…

-O zamannn: Dünyada sırf akıllı ve güzel insanlar kalsın sadece.

-Geri zekalı! Kendini kaybetti. Bir kez daha sevişseydik salak kadın... Neyse ne yapalım. Bir güzel kadın bulabilir miyim acaba şimdi. Sırf memesi güzel olsa da olur.

Salı, Eylül 13, 2022

KENDİNE ÜSTTEN BAKAN ADAM

Aynada kendimi göremiyorum. Üstten bakınca bedenimi görebiliyorum ama aynada yokum. Başkası beni görebiliyor. Bebekken normal sanıyordum. İlk, annemleyken fark ettim. Bak bu montu beğendin mi diye gösterdi aynada. Annemin yanında kimse yoktu. Olmadığım yere bakıyordu annem. Bir giysinin üzerime yakıp yakışmadığını asla tek başıma anlayamadım. Zevksiz ve karaktersizim başkalarının gözünde.

Lanet kelimesini ilk duyduğumda başımdakinin bu olduğunu sandım, oysa çok da büyük bir zararı dokunmuyor bana. Süpermen’i seyrettiğimde bendeki bir yetenek mi acaba dedim, ama bir yarar da elleşmiyor. Görünmez Adam filmi de canımı sıkmıştı; dünyada ne dertler var… Kimseye söylememeyi küçüklükten beri akıl etmiştim Allahtan. İlk talk-show izlediğimde bunu sahnede ciddi ciddi anlatsam çok gülerler diye düşünmüştüm ama başka da komiklik gelmemişti aklıma.

Bedenimi dışardan görememek neyse de yüzümü hiç görmedim. Kadınların gözbebeklerinde bile. Neyse ki onlar gördüklerinden memnunlar. Saf saf bakışlarımdan her halde, hâlâ bir çocuk gibi.

Kısalt diyorum hep berbere. Ne diyim.

Hadi aynalar neyse de, fotoğraflarda nasıl çıkmadığımı hiç açıklayamıyorum. Tabii yine sadece kendi gözlerimde. İyi çıkmışsın dediklerinde fotoğraftan çıkmışım diyorum…

Hayalet desen değilim.

Hayalimi gördüm bir gün rüyamda. Aklımdakini aynen yaşadım yani, fantezimi. Ölüyorum ve aynalarda var oluyorum. Önce mutluluk sonra kabus. Yaklaşıp yüzüme bakacakken birisi çığlık atıyor. Yanında olmayan birini aynada, camlarda görmek korku filmi ancak… Hep saklanmak zorunda kalıyorum.

-Kendini bil!

-Tamam, şunun gibiyim!

-Kendin gibi ol!

-Tepeden baktığım gibiyim. Oldum mu!

Tepede yalnızım, diye dalga geçiyorum. Kendimle. Gülemiyorum. Ya da gülüyorum. Bilmiyorum.

Gözlerimde bir kusur yok. Beynimde ne var…

Düşünüyorum öyleyse varım, demek kolay.

Pazar, Eylül 11, 2022

IT

Zaman yolculuğuna çıkarken şimdiki zamanı kime bırakacaksın… Huzursuz olup havlayarak etrafı rahatsız etmesin. Milleti ısırıp an’ın içine etmesin.

TERFİ TAPINAĞI

-Kendini bil.

-Cehalet mutluluktur!

-En azından kendini biliyorsun…

Cuma, Eylül 09, 2022

DOSDOĞRU

-Kafamın dikine, dosdoğru, dümdüz gittim ne labirenti…

-Çevren değişti.

FEDAKÂRLILIK

Klonumu öldürdüm. Tabii ki onun isteğiyle. Çünkü zihnen birbirimize bağlıydık; kolektif zihin deniyor buna. Böylece ölümü deneyimledim. Katil olmak ve intihar deneyiminden söz etmeye bile değmez. Ama o da ölüyken yaşamı deneyimlemiş, o daha harikaymış. Harika yani, hâlâ da deneyimliyor, hissediyorum. Ama bir ikinci gibi. Kolektif zihin mihin de bir yere kadar demek; benden akıllı çıktığı bir gerçek.

O SENİN BÜYÜKBABA PARADOKSUN DEĞİL YAVRUM

Gençliğine gidip büyükbabanı öldürüyorsun, ne baban doğuyor, ne sen doğuyorsun, ne de hayatta yeni bir şey oluyor. 

Bense ne kadar denediysem başaramıyorum bunu.

GÖZ

-Ben, bir başkasıdır.

-Senin gözün de göz değil zaten.

Çarşamba, Eylül 07, 2022

SONRAKİ ZAR

-Düşün, zar hep seni tutuyor. Yanlış yapıyorsun, sonraki zarda kurtuluyorsun. Hiçbir şey yapmıyorsun, sonraki zar sana kazandırıyor.

-Bir yerde kötü gelir.

-Daha sonraki zar iyi geliyor.

-O da kötü gelirse?

-Aşkta kazanıyorsun.

-O kadar iyi gelmez her şey.

-Tanrı geliyor; en son zar.

-Darısı başıma!

-Yardımcı olacak mısın?

-Neden ki, şans hep senden yana.

-Zarları korumak lazım.

Salı, Eylül 06, 2022

İKİNCİ

Yarışmada ikinci olacak kişi (kalplerin birincisi) ilk elemelerde hiç konuşmadı, diğer 9 kişi kendini ballandıra ballandıra anlattığı halde. Diğerlerinin ballandırması da yaramış değildi ona. 10 jüri üyesi henüz böyle şeylerden hoşlanıyor, bunu gerekli görüyor olsa da. Ama 10 jüri üyesi de gece onu rüyalarında gördüler. Sabah bundan birisi rastgele bahsetmeseydi ortaya çıkmayacaktı. Hem de hepsinin onu aynı şekilde gördükleri. Şekil dedim ama bir iç huzuru haricinde ve tabii birinci (ikinci) olacak yarışmacının suratı haricinde, fiziksel pek bir şey hatırlamıyorlardı.

Yarışmanın ikinci günü bu ilgiyle başladı. Ve biraz hayal kırıklığıyla: “Diğer yarışmacılar görmemiş mi beni?”

Sonradan bunun için diyecekti, ancak ikinci olabilirim, diye; böylece daha fazla gelişebileceğim umudunu taşırım. Tabii hiç kimse birinci seçilemeyecekti. O taht onun olmak için bekleyecek.

Becerilerin sergilendiği gün hiç hareket etmedi parmakları haricinde. Yazdığı aforizmalar aksiyondan vurucuydu. Yapay Zekanın taramasıyla bunların o an yazarken çıktığı anlaşıldı, bildik şeyler değil yeni keşifler, icatlardı, umut veriyordu, gelecekten.

Yemek kültürü, ev ve tuvalet alışkanlıkları, temizlik, kibarlık, sosyallik ve karşı cinse davranışlar, nasıl seviştiği gibi konularda da pasifti, İkinci. Ama diğer yarışmacıların kafalarında başka biri var gibi seviştikleri, başka plan var gibi yedikleri ve saireden açıkça anlaşılıyordu. En iyi performanslarını sergileseler de önemi yoktu. O, dünyaya gelmişti.

Son gün, zar atıldı. Tasdik edildi. Ne isterse atıyordu. Sen ne istersen de atıyordu.

Sürpriz olmayan sonuçlar açıklandığında son gösterisini yaptı: Öldü ve dirildi.

İkinci kalmaktaki ısrarı delinemedi.

(Diğerlerinin adlarını tüm insanlık tarihi biliyor, o yüzden vermek istemiyorum. Zaten kendileri de istemedi.)



ZOR ZAR

-En zor zar.

-En son zor.

-En zor son.

-Ne diyonuz siz ya!

-Tanrıyı konuşuyorduk…

-Koydunuz mu bari!

-Ne koyduk mu?

-Tanı?

-Tanrı diyorum, tanrı. En zar zar.

-Bitiş ile Bitişik, ne kadar bir bitiş gibi bitişik.

-Hadi ben kaçtım.

-Ölmeden dönme.

VENÜZ



Çayı geçen kız kendisine olanaklar zenginlikler sunulmadığı için şirretlik yapacak (yazacaksa yazacak). Ne Venüs olmaya çalışacak, ne de Venüs’ü bırakıp bana mı döndün abaza demeyecek adam. Şirret Mee2 hareketinin geçmişini bir de böyle özetlemiş olayım.


Pazartesi, Eylül 05, 2022

BAŞKA DÜNYANIN KÖTÜLERİ

Çöllere, buzullara, dünyanın boş yerlerine inip yerleştiler. Size karışmayız, bize karışanı yok ederiz, dediler. Bizim dünyamızda kötü yoktur, biz yeterince iyi değildik. Gönderildik. Sizin dünyanızda daha rahat edeceğiz.

Siz denediğimiz üçüncü dünyasınız. Oturun oturduğunuz yerde.

Sizde bizden iyi insanlar var. Onları koruyacağız. Bu, geri çağrılmak için tek şansımız. Aynı zamanda burda istenmememize de yol açabilir. Geldiğimiz dünyadaki gibi bir düzen kurulursa biz, bazılarımız, yine de yetersiz kalabiliriz. Ama başka çaremiz yok.

İşimiz zor, ama bu.

Pazar, Eylül 04, 2022

SALDIRIYA UĞRADIM

Bombalar falan bile vardı… Son model otomatik silahlar bekliyordum da, bomba, düşünmemiştim.

Dedim nerde yapacaktınız.

Şaşkınlar. Planlıyorduk daha.

Peki dedim, nasıl öldürecektiniz. Ruh ölümsüzdür.

Ölüp dirilebilir. Hemen olacağını sanmıyoruz. Arada da biz fayda sağlarız.

Ünlü falan olursunuz.

Öyle şeyler işte. Para, kadınlar.

Ya tersine işlerse. Nefret ederlerse sizden.

O da bir ün. Hele kadınlar.

Peki dedim, geldim.

Onu soracaktık, neden geldiniz.

Uğradım işte. Ya meraktan, ya taraktan… Ama siz kadınlardan hoşlanıyorsunuz. Ordan yırtarım.

Gülen birisine nasıl saldırı düzenleyelim!

Düzensiz yapın. Yapmadığınız şey sanki. Bomba falan olmasın ama. Şu makineli güzel. Beynime falan mı sıksam yoksa. Denemediğim bir bu kalmıştı. Saldırınızı engellemiş olmazsam.

Şu anda… zaten…

Buzdolabında peynir var mı?

BİR İNSANIN BAŞINA DAHA İYİ NE GELEBİLİR?

(Bu öykü bu kadar. Yazılmasına gerek yok. Belki yazdıklarımda demişimdir diyeceğimi, (belki yazdıklarım sadece buraya yöneliktir), belki başıma bile gelmiştir. Ama yetmez. Önce insan kafasının bu doğrultuda çalışması gerekir.)

OTOBİYOGRAFİK ÜTOPYA


 

GÜZEL RUH 3

-Güzel ruhlu filozof ya da sanatçı yoktur.

-Tam bana göre iş

-Tam tam

-Tam tam derken

-İlkel insan davulları gibi yani, yer altından notalar.


Sinirliyim. Aforizma yazamadım. Bu yukardaki idare eder. Yazarları okurken kendimi serserilerin, arakçıların, sizi hemen bıçaklayacak tiplerin, sevgilinize asılacakların arasında hissediyorum. Politikacıların ayaklarını yıkayacaksınız demem duyulsun diye bile sadece ünlü olmak isterdim. Allah belanızı versin, ki vermiş zaten, Allah yazdıklarınızı bozsun. Annelerinizle telefonda konuşayım.

GÜZEL RUH 2

Roman Kundera demişti sanırım: “Milan, insana ait yeni bir şey söylemedikçe ahlaka aykırıdır.”

Yanılıyordu tabii. İnsana ait yeni bir şey söylenemez, çünkü yoktur.

Hepiniz Milan yazıyorsunuz. Boş.

(Acaba ahlaka aykırı olduğunuzdan mı! Girmiyorum.)

GÜZEL RUH 1

-Dendiği gibi, güzel ruhlu filozof ya da sanatçı yoktur.

-Dandiği gibi.

Cumartesi, Eylül 03, 2022

İKİZİM

İkiyüzlüdür. Üçüzmüşüz gibi davranır. Üçüncü bir kişiyi hep arkasına almaya çalışır. 

Çevresini genişletir. Tanıştırmaz; tanışırlar, taraf değiştirirler. Siz hangisisiniz, demeler biter. Sen deyin derim. Ama onlar zaten benle konuşuyorlardır. Çevresini daraltır.

Ne eksik gördün de doğdun derim ona. Ne eksik gördün de yazıyorsun, demişti de, karakter, demiştim.

Ölmüşe ve ermişe çare yok der… Üçüzmüşüz. Doğarken ölmüş üçüzümüz. İkizim öldürmüş onu.

Çıkarken fark etmedim. Ağladığımda fark ettim, içerde huzurluyken. O çıkacaktı bu çıktı. İçerde boğdu ve doğdu. Dışardaydım, engel olamadım. Ölmekten beter etti beni doğmakla.

Atsan atılmaz affetsen affedilmez, satsan satılır. Beni sat, ama parasını ben yerim der.

Ruhumun diğer yarısıdır; çürük yarısı.

O bizim dengemizdi. Hakemimizdi. Aramızdaki Ve idi. Sıfırımızdı. Pozitif ve Negatif olarak ne birleşebilir ne ayrılabiliriz artık. Çıkamayız, çıkaramayız birbirimizi birbirimizden.

O yüzden karşıtlıkları sevmem. Esas karşıtlık Pozitif ve Sıfır arasındakidir. Yani öyle idi, olması gerekirdi. Cehennem yakarsa cennetin dondurması gerekirdi yoksa değil mi… Oysa cennette hava bahardır. Ve orda Adem ile Lilith yaşarlar, Havva değil. Havva, Adem ile doğru karşıtlık oluşturan Lilith’i kıskanarak boğmuştur. Sonra da altına yatmıştır Adem’in, özür ve acındırma ve zevk için. Yoksa bugüne kadar mutlu mesut gelmiş olurlardı değil mi… Ama böyle bir şey yok.

Gerçek ikizimizi, sahte ikizimiz öldürdü; ruh eşimizi. Tarihi de onlar yazdı. Kazananlar yazar diyerek suçu da başkasına attı…

Ben hepiniz, siz tek, diyerek.