Dedektifimizin adı bu. Ben Elimine, diyor kendini tanıtırken; Emine Elimine...
-Yasaklanmış kitaplar kütüphanesini buldunuz. Ama açıklamıyorsunuz!
-Evet. Elimine.
İkizinizin adı da Mine di mi?
-Konumuzla ne alakası var! Evet... Yasaklanmış kitaplar diyorduk.
-Artık demiyoruz. Yoklar çünkü. Yerleri de belli değil.
-Neden ama?
Ama Elimine: Annenizin adı. Ama mı adı gerekten?
-Emma mı olsaydı!
-Kızlık soyadı neydi?
Konumuzla...
-Babam annemin soyadını aldı. Babamınki Kaleydesktap’tı.
Ne demek?
-Ne demek efendim; söyleşiye devam edebilir miyiz!
-Arkadaşınıza söyleyin...
-Arkadaşım değil; şoförüm.
Ama araba benim!
-Neden böyle bir şey yaptınız? Neden sakladınız!
-Saklamadım! Saklayacağım... Zararlı kitaplardı. Kitaplar değil; kitaplar-dı.
-İnsanoğlunun şeyi... Dağarcığı...
-Darağacı... İdam ediliyordu, adam edildi insanlık...
-Uygarlığı... Kültürü...
-Son yapıt kendi öncüllerini yaratır; yani siler. Gerçekten eleştirelse eğer. Edebiyatları farklı, ama hepsi aynının tekrarı.
-İkiziniz Mine hanımın böyle düşünmediğini duyduk!
-O emin değil. Ve Emine. Konu kapanmıştır!
Kütüphane?
-Kütüphane de... Burada her şey. Beyninizi gösterin bakın benim gibi... Siz değil. Siz.
Perşembe, Kasım 30, 2023
GÜSEL KAHRAMAN
Herkes süper yeteneklere sahipti o sene. Bir sene süreceğini tahmin etmiştim yanılmışım, ya da yanılmamışım... 19 ay 23 gün sürdü. Tabii şimdi bunlar süper olunca zamanı da değiştirmişlerdi; işte o değiştirme dedikleri de bu: 365 gün olmasın 1 yıl... Aman efendim... Neyse, hemen tersine döndü tabii, eski usul. Bunlar bana özenmeye başladılar. Siktir çekiyorum falan, normal olarak... 3 gün sürdü; eski özelliklerine geri dönmeleri... Oh demeyen yoktu; eve dönmek ne güzel... Güsel, dedim... Tarihi, bu saçma tarihinizi hatırlayın diye hep, bundan sonra kelime budur: Güsel... Devrimdi.
ÖNCE SÖZ VARDI
Bunu diyen ruh. Önce ruh var. Sonra ruh yarattı, kelimeleri. Kim kullanacak bunları; kedi mi; işte insan... Kelimelerin ruhu vardır derken bunu diyemezler... Bilmezler. Kelimelerin insanı vardır.
SAYGIN SOYGUN
Yedi yaşındayken, arkadaşımla birlikte mahalledeki bankayı soymuştuk. Elimizde sahici gibi görünen tabancalarımızla girip, kıpırdamayın, bu bir soygundur! dedik.
Dediğin dedik dedi içerdeki soygunculardan biri!
Siz de mi dedi, elleri havadaki güvenlik görevlisi.
Bu ikinci bir soygundur, dedim tabancamı indirerek...
Sonra çıktık. Bize engel olmaya kalkmadılar, engel olana engel olurdum, çok kafam bozulmuştu.
İlk, arkadaşımın babası bizi sorguya çektiğinden, ben yapmadım o yaptı, diye satmıştı beni yumurcak...
Sevindim. Yapmış kadar olmuştum.
Büyüyüp yazar olunca hapishanede, soygunu yapamayanlarla görüşmeye gittim.
Üzülme, dedim elebaşına...
Ne deseydim, bari bize engel olmasaydınız mı! Acısı kendine yeterdi adamın: Ömür boyu yemişlerdi. Güvenlik görevlisini vurmuşlar; biz çıktıktan sonra silah çekince soygunculara; ne düşündüyse artık; fazla rahat davranmamak lazım. Her an soyunabilirsin, ölümle.
Soyguna engel olmuş olabiliriz; ama bir kayıpla... Arkadaşımla görüşmüyorum...
Dediğin dedik dedi içerdeki soygunculardan biri!
Siz de mi dedi, elleri havadaki güvenlik görevlisi.
Bu ikinci bir soygundur, dedim tabancamı indirerek...
Sonra çıktık. Bize engel olmaya kalkmadılar, engel olana engel olurdum, çok kafam bozulmuştu.
İlk, arkadaşımın babası bizi sorguya çektiğinden, ben yapmadım o yaptı, diye satmıştı beni yumurcak...
Sevindim. Yapmış kadar olmuştum.
Büyüyüp yazar olunca hapishanede, soygunu yapamayanlarla görüşmeye gittim.
Üzülme, dedim elebaşına...
Ne deseydim, bari bize engel olmasaydınız mı! Acısı kendine yeterdi adamın: Ömür boyu yemişlerdi. Güvenlik görevlisini vurmuşlar; biz çıktıktan sonra silah çekince soygunculara; ne düşündüyse artık; fazla rahat davranmamak lazım. Her an soyunabilirsin, ölümle.
Soyguna engel olmuş olabiliriz; ama bir kayıpla... Arkadaşımla görüşmüyorum...
BAKKAL
Bakkala gidecek birini buldum allahtan, sırılsıklam döndü, teşekkür ettiğim an bana geçti ıslaklığı çünkü hak ettim.
SEVİNCE OLUYOR
Sevmediğimdi, aldattım. Senle aldattığımı sanıyordum. Sana dönünce olmaz sanmıştım. Ama seni de aldattım. Senden öyle görmüştüm çünkü. Ona dönünce şimdi, daha rahatım. Sevince oluyor aldatma.
Salı, Kasım 28, 2023
KOBAY ZEKA
Saygın bir Zen ustası ölüm döşeğinde yatıyormuş; penceresinin hemen dışında ansızın taka tuka diye çene çalmaya başlayan sincabı duyunca doğrulup şunu beyan etmiş: "İşte, hepsi bundan ibaret!"
Sen dün de başka bir hayvan için -kedi miydi- aynını dedin demiş dayısı.
“Ondan ibaretti...” demiş yaygın Zen ustası.
İkisinden de nasıl ibaret yahu, deyince öte berideki karısı, son nefesini vermiş kaygın Zen ustası: “Zen de haklısın...”
Sen dün de başka bir hayvan için -kedi miydi- aynını dedin demiş dayısı.
“Ondan ibaretti...” demiş yaygın Zen ustası.
İkisinden de nasıl ibaret yahu, deyince öte berideki karısı, son nefesini vermiş kaygın Zen ustası: “Zen de haklısın...”
MEM SAYIMI
Yaşlanınca okuyacaklarım müthiş çoğalmış, çünkü aklım alt seviyeye düşmüştü... Kendi yazdıklarımın anlaşılmaz gelmesi ise içten içe hoşuma gidi...
BEYLERBEYİ
-Her insana cennetin kapılarını açan bir anahtar verilir. Aynı anahtar cehennemin kapılarını da açar.
-Beylerbeyi ne tarafta bilmiyorum desene şuna!
-Beylerbeyi ne tarafta bilmiyorum desene şuna!
Cumartesi, Kasım 25, 2023
ISSIZ ADA 2
İnternette bu paylaşımı okuyup da haberim oldu filmden. Seyretmeye başladım; evet, haklı, çok saçma. Adam ile böyle tanışıyorlar ama başka bir yol da bulunabilirdi.
Filmin sonunda kadın yine bagajla ilgili benzer bir hata yapıyor, ama mutlu son olduğundan buna gülüyorlar, gülüyoruz artık...
Kadının bu tarz düşüncesizlikleri filmde yok; tam tersi her şeye gayet hakim; ama ilişkiler ve aşk dışında!
Çünkü internet paylaşımındaki şu cümle de ilgimi çekmişti daha seyretmeden: “Filmin sonu çok seksist; kadın adam için kariyerini bırakıyor.”
Evet, doğru; ama: Yıllar önce kendi kariyerini hem de kadının babasının aşağılamalarıyla bırakan adam için bırakıyor kariyerini...
Böylece de artık bu internet paylaşımını yapan kişinin bir kadın olduğunu belirtmem gerekli oluyor, tahmin edilmeyecek gibi değilse de aslında...
Filmin sorunu, kadını kariyerinden vazgeçen biri olarak değil, aptal ve bencil olarak göstermesi; bavul ötesi bir aptallık ve zengin baba sonrası bir bencillik, şımarıklık -büyümüş çünkü artık.
Cuma, Kasım 24, 2023
Salı, Kasım 21, 2023
DEĞİŞ YERİNDEYSE
Değişmeyen tek şey değişimin kendisi; ama ancak öyle olmasaydı, değişen tek şey değişimin kendisi olsaydı gerçekten farklı bir şeye dönüşebilirdiniz.
BUMELAS’IN KUTLU İNSANLARI
Bunlar kutlu insanlardır çünkü mutluluktan vazgeçmişlerdir. Umutsuzluklarından değil ama kendilerini bilmiş olmalarından. Hatalarını bilirler, kusurlarını, günahlarını bilenler vardır; birbirlerine hatırlatır, gerekmezse uyarırlar. Hepsi bilir böylece ve inanır: Başkanlarına. Başkanları mutludur, çünkü hatasızdır... Başkan dünyalarının merkezinde yaşar ve tüm gözetleme cihazlarını kurduran kişidir. Her şey, herkes apaçık ortadadır. Kimse bundan gocunmaz, utanmaz, gocunan ya da sözde utanandan şüphelenilir çünkü. Demek bir kusurunu saklamak istiyordur böyle bir kişi...
Geçmişin kandırıkçı öykülerini aşağılamayı da bırakmışlardır, sadece gülerler. İşte her yerde gözü olan Big Brother hikayesi; halbuki kendi uygarlıklarının ana kuralı budur, saklayacak bir şeyinin olmaması; yalan söylenmesine gerek olmayan bir düzen kuramıyorsan, yalanının hemen ortaya çıkacağı bir düzen kurarsın; değil mi...
Ya da İsa hikayesi ve onun da kötüsü olan -üstelik akıllı bir kadının yazdığı- Omelas hikayesi...
Neymiş efendim; peygamber(!) insanların tüm günahları için çarmıha gerilir ve acı çekermiş! Omelas’da bu acı küçük bir çocuğa çektirilirmiş... Bazıları da buna dayanamayıp çeker gidermiş, üstelik bu hareketleri de gururlu bir hareket olarak gösterilmiş; halbuki düpedüz korkaklık değil mi bu... O çocuğun yerine, ya da İsa’nın yerine kendilerini önerenler nerde!
İşte Bumelas’da... Herkes kendin önerir acı çeken yerine ve hepsi de günahkar olduklarından zaten, hepsi çeker acıyı. Bir kişi hariç...
Onun mutluluğuyla da mutlu olur Bumelas halkı... Olması gerektikleri kadar; olması gerektiği gibi.
Geçmişin kandırıkçı öykülerini aşağılamayı da bırakmışlardır, sadece gülerler. İşte her yerde gözü olan Big Brother hikayesi; halbuki kendi uygarlıklarının ana kuralı budur, saklayacak bir şeyinin olmaması; yalan söylenmesine gerek olmayan bir düzen kuramıyorsan, yalanının hemen ortaya çıkacağı bir düzen kurarsın; değil mi...
Ya da İsa hikayesi ve onun da kötüsü olan -üstelik akıllı bir kadının yazdığı- Omelas hikayesi...
Neymiş efendim; peygamber(!) insanların tüm günahları için çarmıha gerilir ve acı çekermiş! Omelas’da bu acı küçük bir çocuğa çektirilirmiş... Bazıları da buna dayanamayıp çeker gidermiş, üstelik bu hareketleri de gururlu bir hareket olarak gösterilmiş; halbuki düpedüz korkaklık değil mi bu... O çocuğun yerine, ya da İsa’nın yerine kendilerini önerenler nerde!
İşte Bumelas’da... Herkes kendin önerir acı çeken yerine ve hepsi de günahkar olduklarından zaten, hepsi çeker acıyı. Bir kişi hariç...
Onun mutluluğuyla da mutlu olur Bumelas halkı... Olması gerektikleri kadar; olması gerektiği gibi.
Pazartesi, Kasım 20, 2023
DENİZ VE TAŞLAR
Bir deniz olsa da şu taşları sektirsem. (Deniz bir kadın adı. Taşlar eski sevgililer. Sektirmek, karşılaştırmak.)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




