Salı, Şubat 27, 2024
GÜÇ KOLEKSİYONCUSU
-Bu gücünü bende istiyorum.
-Sevişerek geçiyormuş.
-Geçiyormuş!
-Kadınlar dedi... Biri yedincisinde...
-Geçmeyebiliyor yani...
-Hemen geçmiş de, zevk almayı da seçmiş.
-Diğerleri istemediler mi?
-İstemedim! Sevişmek yerine gidip gücümü kullandıkları için.
-Tükeniyordur belki.
-Yok, sıkıcı bir yerden sonra. Bana baksana.
-Sevişmek!
-Gücüm...
-Neyse sıkıldım! Sevişelim...
-Konu ne?
-Sevişerek geçiyormuş.
-Geçiyormuş!
-Kadınlar dedi... Biri yedincisinde...
-Geçmeyebiliyor yani...
-Hemen geçmiş de, zevk almayı da seçmiş.
-Diğerleri istemediler mi?
-İstemedim! Sevişmek yerine gidip gücümü kullandıkları için.
-Tükeniyordur belki.
-Yok, sıkıcı bir yerden sonra. Bana baksana.
-Sevişmek!
-Gücüm...
-Neyse sıkıldım! Sevişelim...
-Konu ne?
SAHİBİNDEN KELEPİR METİNLER
İntihal yapmam için teklif edildiler... Eleştirel metinlerimi benzer bir adla yayınlayayım diyorum: Siz çalışın, biz yaratalım. (Yaratıcı yönetmez lafını -bağlamından intihal edip- uyarladım böylece (yoksa kendisi sağlam laftır): Yaratıcı çalışmaz, yönetir.)
Laf aramızda (yok, sözüm meclisten dışarı, daha doğru): Asla yapmayacağım bir şey; daha ölmedik. (Böylece başlık şöyle de olabilir: İntihaller: Hayalet Haller.)
Laf aramızda (yok, sözüm meclisten dışarı, daha doğru): Asla yapmayacağım bir şey; daha ölmedik. (Böylece başlık şöyle de olabilir: İntihaller: Hayalet Haller.)
Pazartesi, Şubat 26, 2024
YOK OLUŞSAL SIKINTI
Bir dolu katilin arasından yazarı bulmak zor.
(Uyarlanabilir: Ressam, Müzisyen... Yazar’ı değil yalnız, Katil’i.)
(Uyarlanabilir: Ressam, Müzisyen... Yazar’ı değil yalnız, Katil’i.)
Pazar, Şubat 25, 2024
RESSAM YAPMAYA BAŞLAYAYIM DİYORUM
“Özerk bir bilim olarak felsefe, soyutlamalarının renksizliğinden ve cisimlere ilişkin birincil gerçeklikten uzaklaştıkça maruz kaldığı artan belirsizlikten ötürü Leonardo yu düş kırıklığına uğratır.”
“Gerçeklik, görünmez enerjilerin eylemini model alan görünür cisimler ya da yüzeylerden oluştuğuna göre; gerçekliğin temsili, somut, yüzeysel ve statik verinin kesinliği ile onun içsel dinamizminin anlamını birleştiren bir resim-felsefe dışında olanaklı olmayacaktır: O halde, resim felsefedir...”
“Gerçeklik, görünmez enerjilerin eylemini model alan görünür cisimler ya da yüzeylerden oluştuğuna göre; gerçekliğin temsili, somut, yüzeysel ve statik verinin kesinliği ile onun içsel dinamizminin anlamını birleştiren bir resim-felsefe dışında olanaklı olmayacaktır: O halde, resim felsefedir...”
MANİPÜLE
-Medyayı manipüle ediyorsunuz, bunu kabul eder misiniz?
-Bu soruyu geçelim...
-Ne saklıyorsunuz?
-Medyayla ilgili kötü bilgileri saklıyorum!
-Ben onlardan biri değilim.
-Bana cevap vermeyin! Soruları ben sorarım demiyor muydunuz... Hem soruları sorup hem de cevapları mı vermek istiyorsunuz! Manipüle edilmelisiniz...
-Bu soruyu geçelim...
-Ne saklıyorsunuz?
-Medyayla ilgili kötü bilgileri saklıyorum!
-Ben onlardan biri değilim.
-Bana cevap vermeyin! Soruları ben sorarım demiyor muydunuz... Hem soruları sorup hem de cevapları mı vermek istiyorsunuz! Manipüle edilmelisiniz...
ESEREK
Gidin İşinize adlı son şiyirim, ve esinlendiğim eserek:
ŞİİRİ YARATMA, YAVAŞÇA ARA
DOĞACAKTIR VAAD ETTİĞİ GÜNLER HAKKIN
SANA
KİM BİLİR BELKİ YARA
BELKİ YARADAN DA YARA
L. M.: “2000’lerin en büyük olayı Parçalı Ham Manifesto’dur. Bunu bir kere teslim etmek lazım. Bunu tarafsız bir şekilde söylüyorum. Daha yeni yeni kavrıyorum onun o ‘Şiiri yaratma, yavaşça ara’ dediği şeyi. Dolayısıyla onun anlaşılmamasını da normal karşılıyorum ama 2000’lerin en büyük olayı A. G.’dır.”
ŞİİRİ YARATMA, YAVAŞÇA ARA
DOĞACAKTIR VAAD ETTİĞİ GÜNLER HAKKIN
SANA
KİM BİLİR BELKİ YARA
BELKİ YARADAN DA YARA
L. M.: “2000’lerin en büyük olayı Parçalı Ham Manifesto’dur. Bunu bir kere teslim etmek lazım. Bunu tarafsız bir şekilde söylüyorum. Daha yeni yeni kavrıyorum onun o ‘Şiiri yaratma, yavaşça ara’ dediği şeyi. Dolayısıyla onun anlaşılmamasını da normal karşılıyorum ama 2000’lerin en büyük olayı A. G.’dır.”
Perşembe, Şubat 22, 2024
EDEBİYAT: OTUR SIFIR
İnsanın kötülüğünden yola çıkan bütün düşünürlere özgü muazzam bir etkileme ama inandıramama yeteneğin var.
YANLIŞ YERLİ
-Bir kaplanın ne olduğunu gerçekten Blake'in şiirini okuduğumdan beri biliyorum.
-Allah aşkına abartma! Kaplanı nerden bilsin edebiyatın yerlisi!
-Allah aşkına abartma! Kaplanı nerden bilsin edebiyatın yerlisi!
TANRIDAN ÖNCE
-Tanrıdan sonra en çok sevdiğim Sotori’dir...
-Tanrıdan önce olmalı.
-Şaşırdım!
-Sonra şaşırdın; önceden şaşırmalı.
-Kendimi büyük görmek istemiyorum!
-Tanrı'ya bağlanma işte, Sotori’ye bağlan.
-Ne fark edecek?
-Kararlarını vermeden önce bana soracaksın; oysa Tanrı’ya verdikten sonra sorarsın.
-Aynı anda, benle fikir birliğiyle birisi olsa?
-Kendine rüşvet vermek istiyorsun!
-Tanrıdan önce olmalı.
-Şaşırdım!
-Sonra şaşırdın; önceden şaşırmalı.
-Kendimi büyük görmek istemiyorum!
-Tanrı'ya bağlanma işte, Sotori’ye bağlan.
-Ne fark edecek?
-Kararlarını vermeden önce bana soracaksın; oysa Tanrı’ya verdikten sonra sorarsın.
-Aynı anda, benle fikir birliğiyle birisi olsa?
-Kendine rüşvet vermek istiyorsun!
ÖBÜR BÖBÜR
-Kafka’da edebiyatçılığın her tür kibri eksiktir; o, asla övünmez, övünmeyi bilmez. Kendini küçük görür ve küçük adımlarla yürür.
-Başkaları onla övünsün diye!
-Böylece, edebiyatçıların kandırmacasına ve böbürlenmesine düşmez.
-Sen düşürdün işte!
-Onunla küçük adımlar atmak ve alçakgönüllü olmak zorundasınızdır.
-Olmayınca olmuyor! Öğrettiği bu...
-Başkaları onla övünsün diye!
-Böylece, edebiyatçıların kandırmacasına ve böbürlenmesine düşmez.
-Sen düşürdün işte!
-Onunla küçük adımlar atmak ve alçakgönüllü olmak zorundasınızdır.
-Olmayınca olmuyor! Öğrettiği bu...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

