Perşembe, Temmuz 09, 2026

23

-Düşüncesizce davranıyorsun!

-Hayal kırıklığından iyidir…

-Ben kırayım diyorsun… Kırılacağıma… Kıran sen, kırılan yine sen ama.

-Dünya böyle.

-1623 diye bir metnim var… Sadece 1623 kişiyi kurtarıyorlar uzaylılar… Diğerleri 1 sene, tam 365 gün, mükemmel bir hayat yaşıyorlar… Aynı insanlar, aynı devletler, aynı devlet adamları. Aynı devler, harika hayatlar. Ama sonra 1623 kişiyi kurtardıktan sonra her şey eskisine dönüyor, hatta daha kötüye.

-Ne demek bu, anlamadım.

-1600 kişi de anlamıyor. Geri dönüyorlar, insanlarıyla olmak istiyorlar. 23 kişiyle gidiyor uzaylılar. Sadece 23…

-1600?

-Üçüncü dünya savaşı çıkıyor… Yavaş yavaş… Herkesin bir umudu vardı. Kendisi. Artık yok. Yok oluyor. Öldürmemek için bir sebep yok. Girişiyorlar. Birbirlerine. Yok oluyor dünya… Dünya değil tabii; o toparlanıyor; insanlık… Tek tük kalıyor. Çektikleri filmlerdeki gibi.

-Bundan ne amaçlıyorsun?

-Düşüncesizce düşünüyorsun!

-23’de ben de olmalıyım. Herkes böyle düşünür. İşe yaramaz yani senin film.

-Sonsuz hayal kırıklığı…

-Kırılan yine sen oldun! Bana diyordun…

-Zevk alıyorum hâlâ… Allahtan… Zevk ve zevkin bilinci aynı şeydir… Aynı dünya… Cennet. Acı ve acın bilinci ise iki farklı dünya. Cehennem ve cehennem.

-Yaz bunu.

-Hiç değişmiyorsunuz… Ama hep uzatıyorsunuz. Nefes almak gibi. Devam, devam, devam… Net ve kısa olmalı oysa. Uzun tükenir aslında. Kısa öyle mi…

Hiç yorum yok: