Cuma, Temmuz 24, 2026

D!!ZEY

-Ne tür yazılar yazıyorsun

-şiir hariç her tür, öykücü olarak bilinirim.

Murat sohtorik bakabilirsin

-ya senin ismini duydum daha önce ya da sohtorik soyadını emin olamıyorum

-zamanında tanınmışmışız

-Sanatçılık zor iş

-getirisi fazla Allahtan

-ben hiçbir şeyin Allahtan olmadığını düşünen gruptayım. Tabii ki kelime türkçeye böyle girdiğinden ben de senin gibi kullanıyorum ayrı konu

-valla benim doğuştan gelen bişilerim var Allahtan değilse kimin genlerinden:) babam da dedemde de yok o gen görülen… James bond bu kadar gizli olamaz… allah ı klavye büyük harf yapıyor bu arada

Sen ne iş yapıyosun nerede oturuyorsun

-sen yazıyorsun ben konuşuyorum. Konuşmacıyım. İnsanlara konuşmayı, topluluk karşısında, müzakerelerde, vs vs öğretiyorum. Kurumlara çalışıyorum.

Yeniköyde oturuyorum. Sen?

-iyi konuşanlara güvenmem:)

Beşiktaştayım… ah Yeniköy çok özledim. Bebekliyim ben. Ama hisar Yeniköy daha çok severim.

-Senin bileceğin iş…

Güvenme.

-alınma canım hemen

-hiç üstüme alınmadım ki alınayım

Ben kendimle barışığımdır, böyle laflardan rahatsız olmam, güler geçerim…

-yazdıkların tersini söylüyor

Boğazda konuşmaya devam ederdin alınmasan

Konuşmacılara alındığınızı belli etmeyin diye öğretiyorsundur her halde ama yazı sağlamdır işte çıkar

-boğazda konuşmaya mı? anlamadım

-Boğazdan konuşmaya hisar emirgan yeniköy

-yazı da beden dili tamamen kapsam dışı kalıyor. Halbuki iletişimde %93 sözsüz iletişim. O nedenle özellikle de kısa yazışmada karar vermek sağlıksız olabilir. Neyse, dert değil, boşver.

-dil de beden dili de yapaydır.

Edebiyat dili bile ne kadar yapaydır

Dünyada yazarları bana yakın eleştirebilmiş tek yazar yok. Düşün.

Bir de derinlikli konuşma mümkün değil düşünsene

-son yazdığını anlamadım

-sen kitap okuyor musun

-yok sondan bir öncekini

Okurum

-en sevdiğin yazar kim

-şu anlamadığı cümleyi açıklasana. Dünyada yazarları… diye başlayan

-ama çok açık neyini anlamadın sor bana sor bana

-ağırlıklı non-fiction okuyorum. Biyogrrafi ve otobiyografi severim. Az roman okumama rağmen Zülfü Livaneli’nin Gabriel Marquez’den yaptığı intihali buldum.

-yine alındın ya sen:)

-sanat dalları arasında edebiyat en az bilgi sahibi olduğumdur diyebilirim

-ben çok okuyan insanları da sevmem

-bana şimdilik müsaade. Ben yüzmeye gidiyorum. Akşam da belki tango’ya giderim.

-Ama şurda yazdığımı anlamamak çok tuhaf

Kaçmak için bunlara gerek yok tüm gece oturup murat sohtorik okuyacağını biliyoruz

-4 omuz ameliyatı geçirinceye kadar maraton yüzücüsüydüm, yüzmem sınırlanınca hareket olsun diye tango öğrenmeye başladım.

Arada bakar yazarım

-sen beni oku ve rapor çıkar anlayabileceğine inanayım. Yoksa takdir edersin ki bunla uğraşamam:)

Hiç yorum yok: