
AGAMBEN
Ağam be. Sessizlikten çok sabırdan bahsediyor değiller mi…
Ama zaten hikayenin bize öğrettiği şey o değildir, acının felsefecisi olursun o zaman, hayat acılardan oluşur demeye devam edersin saçma saçma… Hani adamın teki heykelin önünde eğilip dilek dilermiş hep, neden heykelden bir şeyler istiyorsun diyenlere de, reddedilmeye alışmak için demiş…
Olay, tam tersi: Dayak yerken istersen bağırır, küfreder, hakaret eder, tekme atana sen de tekme savurursun; hatta felsefe bile yapabilirsin (alakasız bile olabilir, çok iyi kafa dağıtır, acıyı uzaklaştırır, ki bu bilimseldir) ya da hikaye yazarsın. Benim şu anda ipucunu verdiğim gibi, böyle desteksiz çıkarımlardan çekin, acıya karşın!
Şuraya bağlayalım da felsefeci görsünler: İnsanı mutlu edeceksin, bak bakalım felsefe yapıyor mu, işte ancak o zaman filozoftur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder