Cuma, Haziran 05, 2026

RAD!KAL !RADE

Radikal İrade Üslupları kitabından Sessizliğin Estetiği yazısı… Susan Sonrag okumaya başlıyorum, ve daha ilk cümleden farklı yazarlar olduğumuzu geçin, oraya daha gelmeyin bile, farklı insanlar olduğumuzu, ki bu da doğal, o yüzden gerçeği söyleyeceğim, onun insan olmadığını kesinliyorum; çünkü bakar mısınız şu cümleye:

“Her \:ag kendi "maneviyat" projesini yeniden icat etmek zorundadir. (Maneviyat: insanhk durumuna i\:kin ac1 verici yap1 sal \:eli�kileri \:OZmeyi, insan bilincinin biitiinlenmesini, a�kmhg1 hedefleyen plan, terminoloji ve tutum tasanmlan.)”

Gördüğünüz gibi uzaylı:)

Tamam peki ciddileşeceğim:

“Her çağ kendi "maneviyat" projesini yeniden icat etmek zorundadır. (Maneviyat: İnsanlık durumuna ilişkin acı verici yapısal çelişkileri çözmeyi, insan bilincinin bütünlenmesini, aşkınlığı hedefleyen plan, terminoloji ve tutum tasarımları.)”

Gördüğünüz gibi uzaylı ifadesi bile daha az yabancı insana. Neden? Fark etmemiş olabilirsiniz, çünkü ne yazık ki insan yüzyıllardır böyle böyle zehirlendi!

Maneviyatı; hazzı, keyfi, ödevler, zorluklar, çelişkiler olsa da mücadeleyi, mücadele zevkini ve iç rahatlığını, elinden geleni yapmış olmayı, gücünü bu yönde kullanmış olmayı ve saireyi, olumlu olanı da bir kenara bırakarak sadece “acı” ile tanımlarsanız zaten bilinciniz parçalanmış demektir; siz bilincinizi daha ilk aşamada, tanım aşamasında parçalamışken, nasıl bilincin bütünlenmesinden bahsedebilirsiniz ki… Önce aramızdaki bilinçsizleri, bölücüleri, sizi, tespit ve tedavi etmemiz gerekmez mi!

Aşkınlığa ise, siz, hiç cüret dahi etmemelisiniz, siz kim bu parçalı bilincinizle, aşkınlık ne!

Daha başındayım, ama umudum yok, zehri zaten verdi, nereye gidebilir, nasıl düzeltebilir ki… Daha fazla da bozamayacağından, saçmalayacak… Ama dediğim gibi başka metin mi yazılıyor, başka “insan” yazar kaldı mı…

Sonra modern çağda manevi projenin en etkin metaforlarından biri "sanat"tır, diyerek sanatçının zorluklarından ve bir yerden sonra sessiz kalmasından falan filan bahsediyor… Birkaç paragraf sonra da bir alıntı yapıyor: Rene Char'ın yazdığı gibi "Hiçbir kuşun sorular çalılığında ötecek yüreği yoktur."

Ben bunu yanlışlıkla şöyle okudum ki, doğrusu benim okuduğum gibidir: "Hiçbir kuşun sorular çalındığında ötecek yüreği yoktur."

Evet, buradan hainliğe kadar giderim ben ama, gittim de geçmişte bolca, ama beni baştan okumadıkça, Susan Sontag gibiler daha çok soru çalacaktır…

Hain olmayan kaç yazar okudunuz?

Beni hain görebilirsiniz!

Neden?

Sanattçı 9olan<; =nlar can;:m�

M�neviiriiy*a1t1 ve ed*biy�t on1a::rda t�am.

Hiç yorum yok: